Tatilim

14 December 2010

Erzurum’da otel aramak istedim ama Nejla sordu: “Benimle Iğdır’a gel!” Ben de gittim. Trabzon’dan Iğdır’a on saat sürdü. Iğdır’da Nejla’nın ağabeyi bizi bekledi. Minibüsle Kürt köyüne gittik. Saat onda akşam evine geldik. Nejla’nın ailesi çok güzel.


Homework for my class Turkish for foreigners I.
Instructor: “I will use your story for my textbook.”

Benim kasımda iki hafta tatilim vardı çünkü Kurban bayramı ve sınav dönemi vardı. Türkiye’de gezmek istedim. Perşembe sabah trene bindim ve Eskişehir’e gittim. Burada iki gün Çek arkadaşımın evinde kaldım. Bu şehre aşık oldum. Eskişehir batı Avrupa’daki şehirlere benziyordu bununla beraber ben beğendim ki Eskişehir’de bir çok öğrenciler var. Çarşamba akşamı Çek arkadaşımla Samsun’a minibüsle gittik. Cuma sabahı Samsun’da minibüsten indik ama orada kalmak istedik, Ünye’ye gelmek istedik.

Ünye’de otel ayırttık ve turizm ofisine gittik. Burada yaşlı bir Türk hangi anıtları ve yerlerı ziyaret etmemiz lazım, söyledi. Denizde yüzmak istedik çünkü hava çok güzeldi. Plaja gittik ama burada kimse yoktu. Hiç turist, hiç Türk, hiç kimse, sadece ikiniz. Ünye’yi sevdim, orada çok şey sakin, şehir temiz ve hayat pahalı değil. İstanbul çok pahalı!

Ünye’de bir gün kaldık. Cumartesi Yason kilisesini gezmek istedim ve Ordu’da otelde uyumak. Otostop çektik. Başka bir yaşlı Türk’le karşılaştık. Sanırım Ordu daha büyük ama daha çirkin bir şehir. Ama Ordu’da sahil çok güzel. Akşam dans etmek istedik ama kulüp bulamadık. Sonunda meyhanede futbol seyrettik. Burada bayan tuvaleti yoktu.

Pazar Ordu’da kalmak istemedim çünkü zaman yoktu, Trabzon’a otostop çekmek istedik. Kamyona iki erkek ile bindik. Yolculuk çok zordu. Şoförler İngilizce konuşmadı, arkadaşım Türkçe konuşmadı ve ben az Türkçe kelime bildim. Trabzon’a akşam saat dokuzda vardık, şoförler otel bulmaya yardım etti ve beraber bira içmeye gittik.

Pazartesi günü Çek arkadaşıma dedim ki: “Seninle daha ileri seyahat etmek istemiyorum.” Arkadaşım çok şaşırdı: “Niçin?” “Ben yalnız seyahat etmek istedim, sen farklı planlar ve farklı yerler gezmek istemiyorsun. Çok üzgünüm.” Gerçek şu ki, arkadaşım çok kızdı.

Pazartesi öğle otogara gittim. Otobüsle nereye gideceğimi bilmiyordum. Otogardan Erzurum’a bilet aldım çünkü otobüs erken ayrıldı ve ben Trabzon’da kalmak istemedim. Şehir çok kalabalıktı vardı. Otobüste Müslüman bir kadının yanında oturdum ama İngilizce anlamıyordu. Ama diğeri başörtülü kadın otobüse oturdu, o sordu: “What’s your name?” İngilizce ve Türkçe görüştük. Kadının adı Nejla. Nejla Iğdır’a gitti, bayramd ailesini görmek istedi.

Erzurum’da otel aramak istedim ama Nejla sordu: “Benimle Iğdır’a gel!” Ben de gittim. Trabzon’dan Iğdır’a on saat sürdü. Iğdır’da Nejla’nın ağabeyi bizi bekledi. Minibüsle Kürt köyüne gittik. Saat onda akşam evine geldik. Nejla’nın ailesi çok güzel. Nejla’da sekiz kardeş var. Ağabeyi Diyarbakır’da ders çalışıyor ve Nejla Rize’de ders çalışiıyor. İkisi de pedagoji okuyor. Akşam yemeği yedik ve gece yarısı yattık.

Salı sabah Nejla’nın erkek kardeşleri koç kesti çünkü bayramdı. İki saat sonra koçtan et yedik. İğrenç. Bir gün Nejla’nın ailesiyle kaldım, güzel vakit. Annesi Kürtçe konuştu, ama her şeyi Nejla çevirdi. Perşembe Iğdır’a ağabeyiyle döndüm, otobüse bindim ve akşam Erzurum’dan İstanbul’a uçağa bindimve saat ikide eve gittim. Yolculuğum bitti.

one comment

  1. fremy December 16, 2010

    Že se díky tobě o Turecku dozvím víc než kteréhokoli průvodce jsem čekal, že mě to bude pravděpodobně bavit hltat zážitky taky. Ale že i díky Google Translate budu číst články ve 3 různých jazycích mě ve snu nenapadlo :D

post a comment